- Forums - Ceviz Genel - Ceviz Ağacı Ceviz , Walnut , Juglans , Nut , Garella musculana , Erschoviella musculana , 
ceviz.biz :: Başlığı Görüntüle - Ceviz Ağacı
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Özel MesajlarÖzel Mesajlar   Giriş YapGiriş Yap 

Ceviz Ağacı



 
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Ceviz Genel
« Önceki konu :: Sonraki konu »  
Yazar Mesaj

Yeni Üye


Kayıt: Aug 25, 2013
İletiler: 5042
Şehir: istanbul
Durum: Çevirim Dışı
Tuttuğu Takım

Ruh Haliniz

Seviye:51
 
 
203 / 10164
4853 / 4853
212 / 280

İletiTarih: 13 Nis Pzr, 2014 9:15 am    İleti konusu: Ceviz Ağacı Alıntıyla Cevap Gönder

Ceviz ağacı 13.04.2014

Bahar yaklaşırken göz kırpmıştı mevsim. Bütün kuru dallara can gelmeye başlamıştı. Dallar da küçük gözenekler, hareketlenirken Nisan yağmurları da olanca bereketini toprağa bırakıyordu. Bahçedeki bütün ağaçlar cana durmuştu sanki. Elma, armut, kiraz, vişne, en erken kızılcık ağacı açtı çiçeğini. Ceviz ağacı her zaman ki gibi asâletini korudu. ‘’Geç olsun, açmak için hiç acelem yok.’’ diyordu. Bahçenin asil ağacıydı o. Dayanıklı koca yürekli koca ağaçtı.

Bebelerin oymalı beşiklerini yaparlardı gövdesinden, kızların çeyiz sandıkları olurdu ondan, oymalı dolaplar, kapılar, masalar hep ondan inşa edilirdi. O hatırı sayılır bir ağaçtı. Kıvrım, kıvrım kıvrılan çiçeklerini açmıştı. Nazlı bir gelin gibi dalların da sallanırken çiçekleri, koca gövdesiyle meydan okurdu fırtına ve tufana. Mevsim yaza doğru ilerlerken çiçekleri yerini küçük yeşil ceviz kokulu toplara bıraktı. Bazen çocuklar heves edip koparırdı, ama tadı acıydı. Sonra fırlatıp atarlardı, nasıl olsa. Yaza yaklaşırken artık küçük meyveleri kilitlenmeye başlamıştı, yeşil kabuğunun içinde. Sonbahara doğru iyice meyveleri kilitlenmiş, kabuğu sertleşmişti. Kilitli meyve sandığının içinde insanoğlunun düşünce merkezi olan beynine benzer bir besin oluşmuştu. O bu küçük sandıklarda sanki kalbindeki sevgisini saklıyordu. Bir maşuka vermek için…
Bir gün bahçeye elinde sırıklarla birkaç insanoğlu geldi. Gövdesine tırmandı. Olanca kuvvetiyle ellerinde ki sırıkları dallarına vurmaya başladılar. O âsil koca ağaç küçük meyvelerinden ayrılırken sessiz çığlıklar atıyordu. Sesini kimseye duyuramadı. Yaprakları bir yana meyveleri bir yana döküldü dibine. İncecik dalları kırgındı. Aldığı darbeler canını çok acıtmış, meyvesini uzattığı kollarında yaralar açılmıştı. Canı yanıyordu, ama ne çare ki elinden bir şey gelmezdi.
İnsanoğlu dibinden meyvelerini toplarken yere düşen yapraklarını hor görüyor ezip geçiyordu. Meyve toplama işi bitmişti ki, elinde bir motorlu testere ile bahçeye bir cellât girdi. Çalıştırdı elindeki testereyi ve kökünden kesti koca ağacı.
Parçalara ayırdı ve ustaya teslim etti.
Usta yonttu, bir parçasından oymalı bir beşik yaptı. Bütün ninnileri işledi. Temiz bir dünya aydınlık bir gökyüzü nakşetti. Keşke içinde yatacak bebelerin de bahtı aydınlık olsaydı diye geçirdi içinden...
Bir parçasından zarif bir sandık yaptı. Nakış, nakış desen, desen aşk, sevgi, mutluluk işledi. Genç bir kızın kalbini, yakışıklı bir prensin beyaz atını nakşetti. Sandık bittiğinde içine naftalin ve leylak kokan çeyizleri koydular. Her biri bir düş, bir hayal işlemeli oyalı çeyizleri. Ve bir gün beyaz duvaklı bir gelinin odasına koydular. Keşke sevdası da aşkı da bahtı da çeyizi gibi beyaz olsaydı…
Geri kalan parçasından bir ağanın odasına dolap işledi. Ağa dolabına murassa işlemeli silâhını sakladı. Yanına sevda kokulu mektupları koydu. Yavuklusuna yazmıştı gençliğinde, verememişti bir türlü. Geçmişin hatırına, sevdanın hatırına dedi ve yıllardır sakladı. O sararmış mektupları canı gibi saklamaktaydı…
Ve son parçadan bir kapı inşa etti. Nakış, nakış işledi, kalbinin odasına bir menteşe ile iliştirdi. Ve üstünden kilitledi. Anahtarını kuytu bir köşeye sakladı. Bir daha kimseye açılmadı o kapı. Usta birini sevmişti, beşiğe, sandığa, dolaba ve kapıya oydu bütün sevdasını. Onun da ciğeri yanmaktaydı…
Usta bütün ince duygularını işleyip bitirdikten, sonra, artan ceviz ağacı parçalarını ocağa attı. Kışın ortasın da insanın içini üşüten bu soğukta ısınmak zevk veriyordu. Oysa ceviz ağacının kalbi yanmaktaydı, ciğeri yanmaktaydı. Usta da o parçalarla birlikte parça, parça yandı. Neylesin ki kaderde yanmak da vardı.


MÜSLÜM TAŞ / G.ANTEP
sairin_gunlugu@hotmail.com
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et







Tuttuğu Takım

Ruh Haliniz

Seviye:
 
 

Tarih: 13 Nis Pzr, 2014 9:15 am    İleti konusu: Ceviz Ağacı

Başa dön

Yeni Üye


Kayıt: Aug 25, 2013
İletiler: 5042
Şehir: istanbul
Durum: Çevirim Dışı
Tuttuğu Takım

Ruh Haliniz

Seviye:51
 
 
203 / 10164
4853 / 4853
212 / 280

İletiTarih: 13 Nis Pzr, 2014 9:27 am    İleti konusu: Re: Ceviz Ağacı Alıntıyla Cevap Gönder

***
Ceviz ağaçlarının altındaki taşın sırrı

Ülkemizde ceviz ağacının azalma sebebi Avrupa'da başlayan ceviz dipçikli silah ve ceviz mobilya modası.

Bir de gizliden gizliye kesilen asırlık ağaçlar var ki onların hikayesi çok şaşırtıcı. Sökülen yaşlı ceviz ağaçların kökleri arasında geniş ve düz bir taş çıkınca "hazinelerin yerini belli etmek için koymuşlar" efsanesi yayılır.

Yalova, Düzce, Kastamonu ve Trabzon'da yüzlerce asırlık ceviz sökülür. Tabii ki hazine bulunmaz.

Çünkü bu taş ceviz ağacının kökünün dibe doğru uzamasındansa yanlara yayılıp daha çok su ve mineral alabilmesi için konuluyordu.

www.cevizsatis.com
www.facebook.com/cevizsatis
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et

Yeni Üye


Kayıt: Aug 25, 2013
İletiler: 5042
Şehir: istanbul
Durum: Çevirim Dışı
Tuttuğu Takım

Ruh Haliniz

Seviye:51
 
 
203 / 10164
4853 / 4853
212 / 280

İletiTarih: 30 Tem Çar, 2014 8:32 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Ceviz ağaçları görevini tamamlamıştı

Ağabeylerim okula gidiyordu. Okul köye uzaktı. Onlar gelene kadar bahçede oynar, beklerdim. Okul çıkışında keçileri bayırda otlatan ağabeylerimin yanına giderdim. Günler, aylar, mevsimler, yıllar böylece akıp giti. Benimle beraber ceviz ağaçları da büyümüştü. Ben okula başlamıştım. Ceviz ağaçları da dal budak salmıştı. Eylül ayının son günleriydi. Yan komşu cevizlerini çırpıyordu. Babamın elinde akşamın serinliğinde cevizlerin altında baltayı bilediğini gördüm. Annem “hayırdır bey bu nereden çıktı? Babam “yarın şu cevizleri keseceğim. Bir işe yaramıyorlar bahçeyi meşgul ediyorlar, birşey de ekemiyoruz” diye söylendi. Sabah oldu hep birlikte sabah çorbasını içtik. Babam besmele çekerek bahçeye doğru yavaş yavaş yürüdü. Baltayı aldı, ceviz ağacının yanına yaklaştı baltayı kaldırdı, tam ceviz ağaçlarından birinin gövdesine indireceği sırada annem seslendi: “Bey, bey, ne yapıyorsun, kesme o cevizleri, ben bu gece rüyamda o ceviz ağaçlarının altında çocukların düğünlerini yaptım, kıyma onlara” Babam annemi kıramadı baltayı yere yavaş yavaş indirdi.” Pekâla “deyip adımlarını yavaşça bir suç işlemiş gibi geri geri cevizlerden çekerek uzaklaştı. Ağaçlar kesilmekten kurtulmuştu. Sonbahar geçti, kış bitti. Bahar yüzünü göstermeye başladı. Babam, “cevizlere ne olduysa bu yıl yaprağından fazla ceviz olacak gibi görünüyor” diyordu. O yıl ağabeyim liseyi bitirecekti. Üniversite sınavları yapılmış, ağabeyim Ankara’da iyi bir fakülte kazanmıştı. Ağabeyim üniversiteye gidecekti. Babam kara kara düşünüyordu. “Bunu okuturum, Allah’ın izniyle seneye diğer çocukta başlayacak o zaman ne yapacağız,” diyordu. Çünkü iki ağabeyimin durumu da lise notlarından iyi olduğu belliydi. Çok başarılıydılar ben ise üçüncü sınıfa gidiyordum. Arkada beş küçük kardeşim daha vardı. Kız kardeşim birinci sınıfa başlamıştı. Babam kışları Adana’ya gider yevmiye çalışırdı. Yazları ise birkaç parça tarlamızla uğraşırdı. Abimin Ankara’ya gidişi için, babam bir kaç keçiyi ilçe pazarına götürüp sattı. Ağabeyimin birkaç aylık okul masrafının cebinde olmasının mutluluğu akşam eve gelince tebessümünden belliydi. Babam paraları ağabeyime verince, ağabeyimin gözlerinin içi gülüyordu. Girdiği üniversiteye yüksek puan alarak girmişti. Hiç unutamam annemin göz yaşları arasında sabah ağabeyimi yolcu ettik. Annemin sevinçten mi yoksa çocuğunun gitmesinden mi ağladığını bu gün dahi anlayamadım. Eylül ayının son günleri geldi. Cevizleri çırpacaktık o gün. Uzun uzun sırıklarla dalları çırpmaya başladık. Düşen cevizleri topladık, torbaladık. Üç dört gün çalışıp, uğraştık. Babam “ben bunları pazara götüreyim, satayım” dedi. İlçeye pazara götürdü. Eve döndüğü gün yüzündeki tebessümü hiç unutamam: “Ben her yıl cevizlerden bu kadar para kazanırsam Allah’ın izniyle bütün çocukları okuturum” diye mutlu bir ses tonuyla annemle konuşuyordu. Yıllar yılları kovaladı. Bir bayram günüydü. Babam torunlarınlarıyla özlem gideriyordu. Annem, kız kardeşlerim bize çay taşımakla meşguldüler. Hepimiz ayrı şehirden gelip baba evinde sıla özlemini ve hasretini gideriyorduk. Prof. Ağabeyim: “Ey gidi günler diye söze başaldı. Bak ne güzel hepimiz üniversiteyi bitirmişiz. Ailenin içinde tıbbıyeli, hukukçu, mühendis, üst düzey yönetici öğretmen vs. Elimiz iş tuttu, herkes kendi ekmeğini kazanır oldu çok şükür.” Daha sonra bana döndü, “senin de okulun bitti, bir de düğününü yapsaydık” dedi. Ben biraz utanarak başımı öne eğince herkes gülüyordu. Büyük ağabeyim söz aldı. “Evet beni de cevizler okuttu. Şu oturduğumuz yerde üçtane ceviz ağacı vardı. Ne hikmetse hepimiz okullarımızı bitirdiğimiz sene cevizler kurudu. Demek ki onların vazifesi burada bitti. Ama bizim vazifemiz devam ediyor” dedi. Sonra da Prof. olan ağabeyime dönerek, “babamızın hesabına her ay yatırdığımız para babama fazla geliyor, o hesaptan biriken paradan bir kaç fakir çocuğa burs vererek hiç değilse ceviz ağaçlarının yaptığını yapalım” dedi. Hepimiz çok sevindik. Ağabeyim ve diğer kardeşlerim, hiç tereddüt etmeden bu düşünceye destek verdi.

MUALLİM AYHAN BİNGÖL muallim.ayhan@hotmail.com


En son ceviz tarafından 30 Kas Pzr, 2014 7:05 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 defa değiştirildi.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et

Yeni Üye


Kayıt: Aug 25, 2013
İletiler: 5042
Şehir: istanbul
Durum: Çevirim Dışı
Tuttuğu Takım

Ruh Haliniz

Seviye:51
 
 
203 / 10164
4853 / 4853
212 / 280

İletiTarih: 25 Ekm Cmt, 2014 2:33 pm    İleti konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ceviz

Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Ceviz Genel Saatler GMT +1 zaman dilimine göredir
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indirebilirsiniz

Benzer Başlıklar
Konu Yazar Forum Cevap Tarih
Yeni ileti yok Ceviz tomruğu ihracatı ceviz Ceviz Genel 1 07 Tem Pzr, 2019 3:35 pm Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Ceviz türleri yaprak yapıları ceviz Ceviz Çeşitleri 1 23 Haz Pzr, 2019 3:21 pm Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Ceviz Ağacı Kitab-ı Die Walnuss ceviz Ceviz Genel 2 03 May Cum, 2019 4:16 pm Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok kerestelik ceviz ürünleri 2 ceviz Ceviz Genel 6 16 Şub Cmt, 2019 11:38 pm Son gönderilen iletiler
Yeni ileti yok Potamia Erdin ceviz çeşidi ceviz Ceviz Çeşitleri 0 07 Şub Per, 2019 5:44 pm Son gönderilen iletiler

Etiketler : ceviz agaci

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group & PNT Nuke
Site Düzenleme Vehbi Akdoğan (Web Coder)


Anasayfa |  Forumlar |  Videolar |  Sitene Haber Ekle |  Facebook |  Haber RSS |  İletişim |  SiteMap Map  GSS

Php-Nuke GPL Lisansı Altında Dağıtılan Ücretsiz Yazılımdır.